ACADEMY OF L0 – DOÇ. DR. NİLÜFER KABLAN

DOÇ. DR. NİLÜFER KABLAN | Türkiye’nin ilk ULUSLARARASI Lenfödem Eğitmeni Lenfödem alanında 17 yıllık klinik, 9 yıllık eğitmenlik deneyimi

ACADEMY OF L0 – DOÇ. DR. NİLÜFER KABLAN

DOÇ. DR. NİLÜFER KABLAN | Türkiye’nin ilk ULUSLARARASI Lenfödem Eğitmeni Lenfödem alanında 17 yıllık klinik, 9 yıllık eğitmenlik deneyimi

Belirtileri, Farkları ve Tedavi Yaklaşımları

Bacaklarınız ya da kollarınız ne kadar diyet yaparsanız yapın incelmiyor mu? Dokununca ağrı hissediyor, çok kolay morarıyor ve gün sonunda bacaklarınız kurşun gibi ağırlaşıyor mu?

Bu belirtiler yalnızca fazla kiloya bağlı olmayabilir. Toplumda sıklıkla obezite ile karıştırılan lipödem, aslında tamamen farklı bir hastalıktır. Yanlış tanınması nedeniyle birçok kadın yıllarca “Daha az ye, daha çok hareket et.” önerisini duymakta, ancak tüm çabalarına rağmen istediği sonucu alamamaktadır.

Bu yazıda lipödemin ne olduğunu, obeziteden nasıl ayrıldığını ve güncel tedavi yaklaşımlarını ele alıyoruz.

Lipödem Nedir?

Lipödem, neredeyse sadece kadınlarda görülen, kronik ve ilerleyici bir yağ (gevşek bağ) dokusu hastalığıdır. Hastalığın ortaya çıkışında genetik yatkınlık ve hormonal değişimlerin önemli rol oynadığı düşünülmektedir. Bu nedenle belirtiler çoğunlukla ergenlik, gebelik veya menopoz gibi hormonal geçiş dönemlerinde başlar ya da belirginleşir.

Lipödemde yağ dokusu özellikle;

  • Kalçalarda,
  • Uyluklarda,
  • Bacaklarda,
  • Bazı hastalarda kollarda

simetrik şekilde artış gösterir.

Buna karşın eller ve ayaklar genellikle etkilenmez. Bu nedenle ayak veya el bileğinde aniden sonlanan karakteristik bir görünüm oluşur. Bu görünüm “bilezik (cuff) belirtisi” olarak adlandırılır ve lipödem için oldukça tipiktir.

Lipödem yalnızca estetik bir problem değildir. Hastalarda sıklıkla;

  • Dokunmaya karşı hassasiyet,
  • Spontan ağrı,
  • Çok hafif darbelerde bile kolay morarma,
  • Gün sonunda artan ağırlık hissi,
  • Hareket sırasında rahatsızlık,
  • Egzersiz yapmada güçlük

gibi yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyen yakınmalar görülür.

Obezite Nedir?

Obezite ise vücutta normalin üzerinde yağ birikmesiyle karakterize kronik bir metabolik hastalıktır. Temel nedeni, uzun süre boyunca alınan enerjinin harcanan enerjiden fazla olmasıdır.

Obezite yalnızca kilo artışı anlamına gelmez. Aynı zamanda;

  • İnsülin direnci,
  • Tip 2 diyabet,
  • Hipertansiyon,
  • Kalp-damar hastalıkları,
  • Karaciğer yağlanması,
  • Uyku apnesi

gibi birçok ciddi sağlık sorununa zemin hazırlayabilir.

Obezite kadınlarda ve erkeklerde görülebilir.

Lipödem ve Obezite Arasındaki En Önemli Farklar

Her iki hastalık aynı kişide birlikte bulunabilir. Hatta lipödemli bireylerin önemli bir kısmında zamanla obezite de gelişebilir. Ancak bu iki durum birbirinin nedeni değildir ve tedavi yaklaşımları tamamen farklıdır.

1. Yağ Dağılımı

Obezitede yağ dokusu tüm vücuda yayılır. Karın, gövde, yüz ve iç organ çevresi de etkilenebilir.

Lipödemde ise yağ dokusu belirli bölgelerde yoğunlaşır. Özellikle kalça, uyluk ve bacaklar etkilenirken eller ve ayaklar korunur.

2. Ağrı

Bu en önemli ayırt edici özelliklerden biridir.

Lipödemli yağ dokusu;

  • Ağrılıdır.
  • Dokunmaya hassastır.
  • Basınç uygulandığında rahatsızlık oluşturur.

Obezitede ise yağ dokusu normalde ağrılı değildir.

3. Kolay Morarma

Lipödemli kişilerde kılcal damarlar daha hassas olduğundan çok hafif darbelerde bile morluk oluşabilir.

Obezitede bu durum tipik değildir.

4. Diyet ve Egzersize Yanıt

Obezitede uygun beslenme ve egzersiz programıyla yağ dokusu belirgin şekilde azalabilir.

Lipödemde ise hastalıklı yağ dokusu diyete, egzersize ve hatta bariatrik cerrahiye karşı oldukça dirençlidir.

Bu nedenle birçok hasta şu ifadeyi kullanır:

“Yüzüm ve üst bedenim inceldi ama bacaklarım hiç değişmedi.”

Aslında bu durum lipödem için oldukça tipiktir.

5. Kimlerde Görülür?

Obezite hem kadınlarda hem erkeklerde görülür.

Lipödem ise neredeyse yalnızca kadınları etkiler. Erkeklerde görülmesi son derece nadirdir ve çoğunlukla hormonal bozukluklarla ilişkilidir.

Lipödem Nasıl Tedavi Edilir?

Bugün için lipödemi tamamen ortadan kaldıran bir ilaç veya kesin tedavi yöntemi bulunmamaktadır. Ancak doğru yönetim ile hastaların yaşam kalitesi önemli ölçüde artırılabilir.

Lipödem yönetimi mutlaka multidisipliner bir ekip tarafından planlanmalıdır.

Konservatif Tedavi

İlk basamak tedavi yaklaşımıdır.

Tedavide;

  • Manuel Lenf Drenajı
  • Kompresyon giysileri
  • Egzersiz programları
  • Cilt bakımı
  • Hasta eğitimi
  • Gerektiğinde psikolojik destek

birlikte uygulanır.

Özellikle yüzme, su içi egzersizler, yürüyüş, bisiklet ve düşük etkili kuvvet egzersizleri hastaların fonksiyonlarını korumada oldukça değerlidir.

Beslenme düzenlemesi ise lipödem yağını eritmek amacıyla değil;

  • inflamasyonu azaltmak,
  • sağlıklı vücut ağırlığını korumak,
  • eşlik eden obeziteyi önlemek

amacıyla uygulanır.

Cerrahi Tedavi

Konservatif tedavilere rağmen;

  • şiddetli ağrı,
  • hareket kısıtlılığı,
  • yaşam kalitesinde belirgin bozulma

devam ediyorsa, lenfatik damarları koruyan özel tekniklerle yapılan liposakşın günümüzde en etkili cerrahi yöntem olarak kabul edilmektedir.

Cerrahi tedavi sonrasında da kompresyon, egzersiz ve düzenli takip devam etmelidir.

Obezite Nasıl Tedavi Edilir?

Obezite tedavisinde temel hedef fazla yağ dokusunu azaltmaktır.

Bunun için;

  • kişiye özel beslenme programı,
  • düzenli fiziksel aktivite,
  • davranış değişikliği,
  • gerektiğinde ilaç tedavisi,
  • uygun hastalarda bariatrik cerrahi

birlikte değerlendirilir.

Tedavi Amaçları Neden Farklıdır?

İki hastalık arasındaki en önemli farklardan biri de tedavi hedefidir.

Obezitede amaç;

  • Vücut ağırlığını azaltmak,
  • Metabolik hastalık riskini düşürmek,
  • Kalp-damar sağlığını korumaktır.

Lipödemde ise amaç;

  • Ağrıyı azaltmak,
  • Ağırlık hissini hafifletmek,
  • Hareket kabiliyetini artırmak,
  • Günlük yaşam aktivitelerini kolaylaştırmak,
  • Hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak,
  • Lipo-lenfödem gelişimini önlemek,
  • Yaşam kalitesini yükseltmektir.

Kısacası lipödem tedavisinin amacı yalnızca kilo vermek değildir; hastanın yaşamını daha konforlu, daha aktif ve daha ağrısız hale getirmektir.


Son Söz

Lipödem, “inatçı bölgesel yağlanma” ya da “fazla kilo” olarak değerlendirilmemesi gereken gerçek bir hastalıktır. Erken tanı, doğru tedavi ve düzenli takip sayesinde hastalığın ilerlemesi yavaşlatılabilir, ağrı azaltılabilir ve yaşam kalitesi önemli ölçüde artırılabilir.

Eğer bacaklarınızda simetrik yağlanma, kolay morarma, dokunmaya karşı hassasiyet ve tüm diyet çabalarına rağmen incelmeyen alt ekstremiteleriniz varsa, bunun yalnızca kilo problemi olmadığını unutmayın.

Sağlıklı bir yaşam dileklerimle..

KAYNAKLAR

  • Kamamoto, F., Baiocchi, J. M. T., Batista, B. N., Ribeiro, R. D. A., Modena, D. A. O., & Gornati, V. C. (2024). Lipedema: exploring pathophysiology and treatment strategies – state of the art. J Vasc Bras, 23, e20240025.
  • Cifarelli, V. (2025). Lipedema Progress, Challenges, and the Road Ahead. Obesity Reviews, e13953.
  • Buso, G., Depairon, M., Tomson, D., Raffoul, W., Vettor, R., & Mazzolai, L. (2019). Lipedema: A Call to Action!. Obesity, 27(10), 1567-1576.
  • Rathod, S., Pouwels, S., & Schmidt, J. (2026). Lipedema and obesity. JPRAS Open, 48, 993-1007.
  • Faerber, G., Cornely, M., Daubert, C., Erbacher, G., Fink, J., Hirsch, T., et al. (2024). S2k guideline lipedema. J Dtsch Dermatol Ges, 22(9), 1303-1315.
  • Halk, A. B., & Damstra, R. J. (2017). First Dutch guidelines on lipedema using the international classification of functioning, disability and health. Phlebology, 32(3), 152-159.
  • Aksoy, H., Karadag, A. S., & Wollina, U. (2021). Cause and management of lipedema-associated pain. Dermatologic Therapy, 34(1), e14364.
LİPÖDEM VE OBEZİTE AYNI ŞEY DEĞİLDİR!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön