ACADEMY OF L0 – DOÇ. DR. NİLÜFER KABLAN

DOÇ. DR. NİLÜFER KABLAN | Türkiye’nin ilk ULUSLARARASI Lenfödem Eğitmeni Lenfödem alanında 17 yıllık klinik, 9 yıllık eğitmenlik deneyimi

ACADEMY OF L0 – DOÇ. DR. NİLÜFER KABLAN

DOÇ. DR. NİLÜFER KABLAN | Türkiye’nin ilk ULUSLARARASI Lenfödem Eğitmeni Lenfödem alanında 17 yıllık klinik, 9 yıllık eğitmenlik deneyimi

Lipödem, subkutanöz alanda yağ dokusunun artışıyla karakterize, kronik ve klinik gözlemler temelinde ilerleyici olduğu düşünülen bir hastalıktır. Büyük çoğunlukla kadınlarda görülmesi, ekstremitelerde bilateral ve simetrik dağılım göstermesi ve bazı vakalarda eşlik eden aşırı hassasiyet, tipik bulguları arasında yer alır. Vücudun genel görünümünde ise gövdenin, el ve ayağın ince kaldığı; buna karşın ekstremitelerin belirgin şekilde kalınlaştığı orantısız bir yağ dağılımı dikkati çeker. Hastaların yaklaşık %60’ında birinci derece akrabalarda lipödem öyküsünün bulunması, genetik yatkınlığı destekleyen önemli bir bulgudur. Hastalık genellikle hormonal değişim dönemlerinde — ergenlik, gebelik ve menopoz gibi — ilk kez belirti verir.

Lipedema farklı uzman grupları tarafından farklı şekillerde sınıflandırılsa da, cilt yüzeyindeki değişikliklere göre çoğunlukla üç evrede değerlendirilir:

  • Evre I: Küçük nodüllerin hissedildiği, gün sonunda ortaya çıkan geri dönüşümlü ödemin bulunduğu ve cilt yüzeyinin hâlâ düzgün olduğu evre.
  • Evre II: Ceviz büyüklüğünde nodüllerin palpabl olduğu, ödemin daha kalıcı hâle geldiği ve cildin pürüzlü ya da dalgalı görünmeye başladığı evre.
  • Evre III: Makronodüler yapıların belirginleştiği, şekil bozukluğuna neden olan yağ birikimlerinin görüldüğü ve lenfödemin eşlik edebildiği ileri evre.

Şekil 1: Lipödemin aşamaları ve tipleri

Allen ve Hines tarafından ilk kez 1940 yılında tanımlanan lipödem, son yıllarda sosyal medyada görünürlüğü artana kadar tıp camiasında yeterince fark edilmeyen bir hastalık olarak kalmıştır. Lipödemli bireylerin dış görünüşü, bu hastalığın özellikle obezite, lipohipertrofi ve lenfödemle sıklıkla karıştırılmasına yol açmaktadır. Aşağıdaki tabloda özetlendiği üzere, bu dört durum birbirinden belirgin şekilde farklıdır.

Lipödemi diğer üç tablodan ayıran en temel özelliklerden biri, neredeyse yalnızca kadınlarda görülmesi ve el-ayakların genellikle etkilenmeden kalmasıdır; buna karşın yağ birikimi ekstremitelerde belirgin şekilde ortaya çıkar.

 LipödemLipohipertrofiObesiteLenfödem
CinsiyetKadınKadın ve erkekKadın ve erkekKadın ve erkek
Aile hikayesi++++++Primer lnf (++) Sekonder lnf (-)
Simetrik tutulum+++++++_
Şiş ayaklar ve eller_+++++
Artmış yağ dokusu++++++++++
Orantısız dağılım++++++++
ŞişlikEvresine bağlı_++++
Hassasiyet+++___
Hematom eğilimi+++___
Beslenmenin etkisi+_+++_

+++: Mevcut ; +: Olası; _: Yok

Sosyal medyada sıkça tartışılan ve çoğu zaman yanlış aktarılan bir diğer konu ise beslenme ve egzersizin lipödemde yağ dokusunun artışı veya azalması üzerindeki etkisidir. Öncelikle lipödemde subkutanöz yağ dokusundaki artışın temelinde yağ hücrelerinin sayısındaki artış mı yoksa mevcut hücrelerin boyut olarak büyümesi mi olduğu henüz kesin olarak açıklığa kavuşmamıştır; literatürde her iki görüşü destekleyen çalışmalar mevcuttur. Buna karşılık obezitede yağ dokusunun artışı esas olarak yağ hücrelerinin boyutlarındaki büyümeden (hipertrofi) kaynaklanır. Ancak ileri yaşlarda ve yüksek miktarda kilo alımında yağ hücresi sayısında da artış olabileceği bilinmektedir.

Bu açıdan bakıldığında, beslenme (enerji alımını azaltarak) ve egzersiz (enerji harcamasını artırarak) obezitede yağ hücresi boyutlarının küçülmesine ve dolayısıyla kilo kaybına yol açarken; lipödemde bu yöntemlerin lipödem kaynaklı yağ hücreleri üzerindeki etkisi oldukça sınırlıdır. Bu durum, lipödemde öncü yağ hücrelerinin sayısında artış ve farklılaşma süreçlerinde bozulma olduğu yönündeki hipotezleri desteklemektedir.

Peki lipödem hastasında beslenme ve egzersizle kilo kaybı mümkün müdür? Burada sık gözden kaçan nokta şudur: Lipödemli bireylerde sadece lipödemden etkilenen bölgelerdeki yağ dokusu değil, enerji fazlasına bağlı olarak büyümüş (obezite kaynaklı) yağ hücreleri de bulunabilir. Dolayısıyla beslenme ve egzersiz, lipödemden bağımsız olarak var olan bu yağ hücrelerinin küçülmesine ve kilo kaybı oluşmasına neden olabilir. Ayrıca lipödemin tutmadığı vücut bölgelerinde de yağ kaybı görülecektir.

Bu nedenle lipödem hastalarında başlangıç döneminde bir miktar kilo kaybı meydana gelse de, belirli bir noktadan sonra kilo kaybının durduğu, lipödemli bölgelerdeki yağ miktarında ise yalnızca sınırlı düzeyde bir değişiklik olduğu gözlenir.

Burada akla gelen diğer önemli soru, lipödem hastalarının beslenme kontrolü ve egzersizden fayda görüp görmeyeceğidir. Vurgulamak gerekir ki dengeli beslenme ve düzenli fiziksel aktivite, sadece kilo kontrolü için değil, “sağlıklı bir beden için” herkesin yaşam tarzının temel bir parçası olmalıdır. Lipödem hastalarında dikkat edilmesi gereken nokta ise, beslenme ve egzersizden elde edilecek faydanın lipödem kaynaklı yağ dokusunda belirgin bir azalma sağlamayabileceği, ancak genel sağlık, metabolik denge ve yaşam kalitesi açısından son derece değerli olduğudur.

Bir sonraki blog yazımız; “Lipödemde Fizyoterapi mi Cerrahi mi? Bilimin Söyledikleri”

Takipte kalın

Doç. Dr. Nilüfer Kablan

Kaynaklar:

Kruppa, Philipp, et al. “Lipedema—pathogenesis, diagnosis, and treatment options.” Deutsches Ärzteblatt International 117.22-23 (2020): 396.

Schook, Carolyn C., et al. “Differential diagnosis of lower extremity enlargement in pediatric patients referred with a diagnosis of lymphedema.” Plastic and reconstructive surgery 127.4 (2011): 1571-1581.

Ishaq, Musarat, et al. “Key signaling networks are dysregulated in patients with the adipose tissue disorder, lipedema.” International Journal of Obesity 46.3 (2022): 502-514.

Faerber, Gabriele, et al. “S2k guideline lipedema.” JDDG: Journal der Deutschen Dermatologischen Gesellschaft 22.9 (2024): 1303-1315.

Coppel, T., et al. “Best practice guidelines: the management of lipoedema.” Wounds UK 13.1 (2017).

Mortada, Hatan, et al. “Lipedema: Clinical features, diagnosis, and management.” Archives of Plastic Surgery 52.03 (2025): 185-196.

Herbst, Karen L., et al. “Standard of care for lipedema in the United States.” Phlebology 36.10 (2021): 779-796.

LİPÖDEM: KİLO DEĞİL, BİR HASTALIK

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön